E-Derginiz için tıklayınız!
Atalay Demirci: “Mizah Ciddi Bir İştir”
/Zühre Dergi/ Zühre Dergisi: Yaptığınız işi nasıl tanımlıyorsunuz? Atalay Demirci: İnsanlara ayna tutuyorum. Günlük hayatın olağan akışında yaşadıkları ama o an farketmedikleri komik tarafları bulup “bakın ne kadar da komiksiniz” diyerek gösterme sanatı bizimkisi. Kendi hallerine farkındalık kazandırmak. Örneğin bir stadyumda trübünlerdeki binlerce insana bir futbolcu gelip yumruk hareketi yapıyor; onlar da alkışlayıp “oley” diyor.... Okumaya Devam et →
Sultanlığa Uruç Eylemek
/ Zühre Dergi / Merhaba Değerli Zühre Okurları. Dünyanın telaşına verilmiş en zarif ara, ruhumuzun sükûnet bulduğu en özel durak olan "Urûç" ayında buluştuk bu kez sizlerle. Hayırlı Ramazanlar. Oruç, meşgâle-i mâsiva nedeniyle kendi hakikatinden uzağa düşen insanın, sabır kuşanarak yeniden hakikatine doğru yol alması, urûç etmesidir. Sadece açgözlülükten kanâte bir seyahat değil; kötüden iyiye,... Okumaya Devam et →
Lâ Mekâne İllâ Kalb
/ Selahattin Serçe / “Zile basmadan geri mi dönseydim acaba?” diye geçiyordu içimden beklerken. Eski arkadaşım gülümseyerek açtı kapıyı. Konuşma-gülüşme karışımı bir gürültünün yükseldiği içeride, 15-20 kişi vardı. Çoğu farklı şehirlerden “Eski Dostlar Buluşması” için gelmişti. “Oooo kimler gelmiş!”, “Yahu nerde kaldın üstad!” gibi neşeli cümleler eşliğinde selamlaştım herkesle bir bir. Sağdaki koltuğun az ötesindeki... Okumaya Devam et →
Yitiğimi Bulduğum Yerden Bildiriyorum
/ Zeynep Kar / Hiç ummadığım bir anda ve hiç ummadığım bir şekilde Rabbim bir sebep halk edivermiş, kendimi bir anda mübarek topraklarda buluvermiştim. Sonsuz hamd-ü senalar olsun edip eyleyene, evirip çevirene... Ankara'dan Cidde'ye havalanan uçağımız ve ardından umre ibadetimiz için Mekke-i Mükerreme'ye gelişimiz... İşte şimdi kainatın, O’nun şerefi hürmetine yaratıldığı Peygamberimiz'in doğduğu belde olarak... Okumaya Devam et →
Yalnızlığın Üç Hali: Aşk, İnsan ve Varlık
/ Ali Dolgunyürek - Pedagog ve Aile Danışmanı / Yalnızlık, insanın en kadim yoldaşıdır. Kimi zaman bir sığınak, kimi zaman bir gurbet; bazen yaratıcı bir boşluk, bazen bir gaybubet, bazen de içimizde sessizce büyüyen bir evren… Aşk ise o evreni keşfeden öznedir. İnsan, varlık ve Allah ile kurduğu ilişki aslında yalnızlığa verdiği anlamın en mahrem... Okumaya Devam et →
Fatma Barbarosoğlu: “Edebiyat ve Matematik Bütün İlimlerden Öncedir”
/Zühre Dergi/ Zühre Dergisi: Bir sosyolog olarak edebiyata olan ilginiz nasıl başladı? Fatma Barbarosoğlu: Edebiyatla ilgim “bir sosyolog olarak” başlamadı elbette. Edebiyat ve matematik bütün ilimlerden öncedir. Dünyayı kulağımıza akan sözlerle tanır kâinatı geometrik bir düzlem içinde algılarız. Edebiyat ile bağım ilkokul yıllarına dayanıyor. İlkokulda son iki dersimizin adı değerlendirme idi. Başka öğretmenler değerlendirme saatinde... Okumaya Devam et →
Kör Kuyularda Yusuf Beklemek
/ Zeynep Kar / Zamanın eteklerinden düşen ince bir sızı "beklemek"... Bazen hayalin en uzak izi, bazen vuslatın en yakın çiçeği... Bazen de mekanın en yanık türküsü... Fonda çalan "Penceresiz kaldım anne / Uçurtmam tel örgülere takıldı /Hani benim gençliğim anne" sözlerinin yankılandığı öyle bir yanık türkü. Zerrelerinin hakikat aşkıyla tir tir titreyişi ile gözünün... Okumaya Devam et →
Ölemeyen Zombi Yorgunluğu
/ Selahattin Serçe / "Ölmeden evvel ölmek imiş aşk; Sen’i tanımadan nerden bileyim." (S. Serçe) --------- Bilgin bir zat bir sabah öğrencilerine dedi ki; “Ölümü idrak, ruhu olgunlaştırır. Haydi birlikte mezarlık ziyareti yapalım.” Düştü önlerine, şehrin en kalabalık merkezlerinde, en işlek caddelerde dolaşıp döndüler. Öğrenciler şaşkındı; “Efendim, hani kabristana gidecektik!” dediler. Bilgin; “Gittik ya evladım.”... Okumaya Devam et →
Çelişkinin Sırları
/ Ali Dolgunyürek - Pedagog ve Aile Danışmanı / EY İNSAN… EY NEFSİM … İçinde taşıdığın fırtına muhteşemdir. Her çelişki, nefsinin perdesine düşen bir ışıktır. Ve bu manifesto, senin o perdeyi kaldırıp kendi hakikatine yürüme çağrındır. Nefsini Gör, Onunla yüzleş Nefis gizlenmez; nefse bakılır. Bastırdığın her arzu, kaçtığın her korku, susmak istediğin her çelişki; içinde... Okumaya Devam et →
Bir Bekleyiş Ruhumun İçinden Geçerken
/ Çiğdem Coşkun Çay / Zamanın içinde bir yankı bekleyiş. Beklerken, sanki tüm kainatın nefesi kesiliyor ve her şey suskunluktan başka bir şey söyleyemez oluyor. İşte o an bekleyişden derin bir suskunluk o suskunluktan derin bir çığlık yükseliyor sadece bekleyen yüreklerin duyduğu. Bekleyenin ,”beklediği bir zaman vardır”, "gelmesi gereken zaman”; onu bekler günü güne ve... Okumaya Devam et →
Taşın Çatlağındaki Pamuk
/ Semranur Paçacı / Bir taş bana bazı insanları hatırlatır. Dışarıdan bakıldığında sert, soğuk ve gri… Ne bir renk barındırır ne de bir sıcaklık. İnsan onlara yaklaşmaya çekinir; çünkü bu donukluğun ardında hiçbir kıvılcımın olmayacağına inanır. Yüzleri ifadesiz, tavırları uzak, sözleri yetersizdir. Böylelerini gördüğümüzde, çoğu zaman düşünmeden “taş kalpli” deriz. Ama gerçekten öyle midir? Taş,... Okumaya Devam et →
1. Yaşa Bin Teşekkür
/ Zühre Dergi / Zühre’mizin 1. yaşından her bir okurumuza bin teşekkür ile sımsıcak bir MERHABA!!! Çalışkanların rüyası ve çabanın anası olan umudu; en zor koşullarda bile neşeli olmanın gücüne dönüştürüp yarına umutla bakan, umudunu acısından daha büyük eyleyen umudun yolcuları, umut direnişçileri... MERHABA... “Öyle yıkma kendini Öyle mahzun, öyle garip Nerede olursan ol ;... Okumaya Devam et →
Prof. Dr. Kemal Sayar: “Kitaplar, Olma ve Yaratma Cesareti Aşılar.”
“İnsanın derinliklerin yaratığı haline gelebilmesi için onu hayatın gündelik kaygılarından ve gündelik dilin yüzeyselliğinden çekip alacak yaşam kovuklarına ihtiyacı var.”
Zerreden Zerrata Zühre
/ Zeynep Kar / İçindeki çığlıkların notaları yanan Zühre susmuştu. Bir yanı "gitsin" derken diğer yanı "giderse ölürsün" çaresizliğini haykırıyordu. Öyle bir çaresizlikti ki bu; kalakalmışlığın ortasında yapayalnızdı Zühre. Demir kapı değildi ki karşısındaki, kırıp geçsin. Taş duvar değildi ki yıkıp aşsın. Suladığı her toprak çiçek verecek sanrısı geçince, bir gecede saçlarına aklar düşmüş, beş-on... Okumaya Devam et →
Duyguların Peygamberi: Aşk
/ Selahattin Serçe / "Aşkın yoktur ilâhî olmayanı;Beşerin çoktur bunu bilmeyeni." (S. Serçe) --------- Bir "Var"dan var oldu her şey. Bir sonsuz Umman-ı Vahdet, aşk ile dalgalandı; yaratılışın inzalinde alem-i kesret yazıldı nun eliyle. Sayısız alemler yarattı Kalem-i Kudret Hâlîk-ı Mutlak. Onsekiz bin denilmesi kesretten kinayedir. Âfakı enfüsüyle, iki ucu sonsuza uzanan alem içre alemlerdir... Okumaya Devam et →
Aşk: Varoluşun Bahanesi
/ Ali Dolgunyürek - Pedagog ve Aile Danışmanı / Aşk, evrenin kendi üzerine eğilip “Ben kimim?” diye sorduğu andır. O soruya insanın kalbinden yankılanan cevap: “Sensin.” Aşk, bir kavram değil; bir haldir. Zihnin çözemediği, ruhun sezdiği o ince sızı. Ne aklın planında vardır, ne kalbin izahında. Aşk — Allah’ın, insana kendi sonsuzluğunu tattırma halidir. Aşk,... Okumaya Devam et →
Fırtınalar İçinde Yitip Giden Hayatlar
/ Hatice Kübra Meter / Kitabın Adı: Bekle Beni Kitabın Yazarı: Zülfü Livaneli Bu ayki sayımız çok çok özel… Birinci yılımızı kutluyoruz ! Bu güzel ailenin içinde yer alıyor olmanın benim için sevinç ve heyecanı tarifsiz… Bu sebepten bu yazımda seçtiğim kitabım ve yazarımın da biraz daha özel olmasını istedim. Kitabın konusuna gelecek olursak, kısaca... Okumaya Devam et →
Ruhun Musikisi
/ Çiğdem Coşkun Çay / Her insanın, her ruhun bir ritmi vardır, her evin musikisi. Kulak verip dinlerseniz kimi evlerden duyulan şey ruhun musikisi değil öfkenin, sevgisizliğin bağırtılardır. Kırıla kırıla duyulmayan insanın susmasının sessizliği, ruhun musikisinin kaybolmasıdır. Duyulmayan, anlaşılmayan her ruh kendini sessizliğin mahzenine hapseder. Ruhun musikisi sevgiyle, ilgiyle duyularak canlanır, büyür ve yeşerir. Kimi... Okumaya Devam et →

